İçindekiler
Telefon görüşmesini kaydetmek veya bir konuşmayı karşı tarafa haber vermeden cep telefonuyla kayda almak, bugün herkesin yapabileceği bir işlem. Ancak bu kayıtların hem suç oluşturma riski hem de mahkemede delil olarak kullanılıp kullanılamayacağı ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Kanun Ne Diyor? TCK 133
Türk Ceza Kanunu'nun 133. maddesi iki farklı durumu düzenler. Katılmadığınız, başkaları arasındaki aleni olmayan bir konuşmayı taraflardan hiçbirinin rızası olmadan dinlemek veya kaydetmek iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası gerektirir. Kendinizin de katıldığı aleni olmayan bir konuşmayı diğer konuşanların rızası olmadan kaydetmek ise altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası gerektirir. Bu şekilde elde edilen kayıtları hukuka aykırı olarak ifşa etmek, yani başkalarıyla paylaşmak veya yaymak ayrı bir suçtur ve iki yıldan beş yıla kadar hapis ile adli para cezası öngörülür.
Yani “ben de konuşmanın tarafıydım” demek kaydı kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmez; kanun bu durumu daha hafif cezaya bağlamış olsa da suç olarak tanımlamıştır.
Şikâyete Bağlı mı?
Özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar bölümünde yer alan bu suçların soruşturulması, kişisel verilere ilişkin bazı suçlar hariç olmak üzere şikâyete bağlıdır. Bu nedenle kaydı yapılan kişinin, fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyette bulunması gerekir.
Hangi Durumlarda Kayıt Hukuka Uygun Sayılır?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik kararlarında, kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suçu, örneğin tehdit, şantaj, hakaret veya rüşvet talebini, başka türlü ispat etme imkânı bulunmayan ve ani gelişen bir olay sırasında kayda alması hukuka uygun kabul edilmektedir. Bu kayıtların hem suç oluşturmadığı hem de delil olarak kullanılabileceği değerlendirilmektedir. Buna karşılık önceden planlanarak, karşı tarafı konuşturmak ve aleyhine delil üretmek amacıyla yapılan kayıtlar genellikle bu istisna kapsamında görülmez.
Gizli Kayıt Mahkemede Delil Olur mu?
Anayasa, kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulguların delil olarak kabul edilemeyeceğini düzenler. Ceza Muhakemesi Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu da hukuka aykırı olarak elde edilmiş delillerin hükme esas alınamayacağını öngörür. Dolayısıyla bir kaydın delil olarak kullanılıp kullanılamayacağı, büyük ölçüde kaydın hukuka uygun olup olmadığına bağlıdır.
Boşanma Davalarında Ses Kaydı
Boşanma davalarında eşlerin birbirlerine ait ses kayıtlarını delil olarak sunması çok yaygındır. Yargıtay'ın hukuk dairelerinin kararlarında, eşin ortak yaşam alanında ani gelişen bir olay sırasında, örneğin hakaret veya şiddet anında yaptığı kayıtlar bazı dosyalarda delil olarak değerlendirilmiştir. Buna karşılık eşin telefonuna veya aracına gizlice dinleme programı ya da cihaz yerleştirilerek elde edilen kayıtlar hukuka aykırı delil olarak kabul edilmekte ve kaydı yapan eş hakkında ceza soruşturması riski doğmaktadır. Bu nedenle bir kaydı dava dosyasına sunmadan önce nasıl elde edildiğinin değerlendirilmesi gerekir.
İş Davalarında Ses Kaydı
Mobbing, ücretin ödenmemesi veya işverenin baskısıyla istifaya zorlanma gibi iddiaların ispatında işçiler de ses kayıtlarına başvurur. Burada da kaydın ani gelişen bir olay sırasında, başka türlü ispat imkânı bulunmadan yapılıp yapılmadığı belirleyicidir. Kayıt tek başına yeterli olmayabileceğinden tanık beyanları, yazışmalar ve diğer belgelerle desteklenmesi önemlidir.
Kaydı Paylaşmak Ayrı Bir Risktir
Hukuka uygun olarak elde edilmiş bir kayıt bile sosyal medyada veya mesajlaşma gruplarında paylaşıldığında ifşa suçunu gündeme getirebilir. Kaydı yalnızca yetkili makamlara, yani savcılığa veya mahkemeye sunmak en güvenli yoldur.
Görevi başındaki kolluk görevlilerini kayda almanın sınırları için polisi kameraya almak suç mu yazımıza da bakabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.
Kaynakça ve mevzuat
Mevzuat metinleri mevzuat.gov.tr üzerinden güncel hâliyle incelenebilir. Bu yazı en son 6 Ekim 2026 tarihinde yürürlükteki mevzuata göre gözden geçirilmiştir. Kanun değişiklikleri ve yargı kararları sonucu etkileyebileceğinden, somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.
İlgili Makaleler
Beylikdüzü ceza avukatı: gözaltı, ifade, tutuklama 🕒 Hesaplama aracı: Şikâyet süresi ve zamanaşımı WhatsApp ve Telegram Mesajları Delil Olur mu? Ekran Görüntüsü, Ses Kaydı ve Hukuka Aykırı Delil (2026) Karakola İmza Atmayı Unuttum, Ne Olur? Adli Kontrol ve Denetimli Serbestlikte İmza İhlali (2026) Tutuksuz Yargılanan Tutuklanır mı? Ceza Alırsa Ne Olur, Cezaevine Ne Zaman Girilir? (2026) Banka veya Papara Hesabım Kapatıldı: Neden Olur, Ceza Gelir mi, Paramı Nasıl Alırım? (2026) e-Devlette Görünür mü? İfade Çağrısı, Uzlaştırma, Takipsizlik, Uzaklaştırma Kararı, Boşanma Davası ve e-Haciz (2026)
Yazar: Av. Levent Mutlu
İstanbul Barosu'na kayıtlı avukat. Ceza hukuku, bilişim suçları, aile hukuku, iş hukuku ve icra hukuku alanlarında Beylikdüzü'ndeki bürosunda avukatlık hizmeti vermektedir.
Yayın: 6 Ekim 2026 · Son gözden geçirme: 6 Ekim 2026 · Hakkında →